Dünya

Gökyüzüne Kanat, Toprağa Çelik: Türkiye’nin Sanayisinin Gözdeleri

Evren KAÇAK
08.10.2025 15:37 | 129 görüntülenme
Gökyüzüne Kanat, Toprağa Çelik: Türkiye’nin Sanayisinin Gözdeleri
Özet

Demir-çelik sektörü, AB’nin korumacı duvarlarına rağmen yeşil yatırımlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Havacılık ise savunma ihracatı ve İHA’larla “gökyüzü hakimiyeti” peşinde.

Gökyüzüne Kanat, Toprağa Çelik:

Türkiye’nin Sanayisinin Gözdeleri 2025’in son çeyreğine girerken Türkiye’nin üretim gücü iki alanda öne çıkıyor: Demir-çelik ve havacılık. Biri yerin altından çıkarıp şekillendirdiğimiz, diğeri gökyüzüne yönelttiğimiz teknolojiyle örülü. İkisi de ihracatın lokomotifi, ama ikisi de küresel meydan okumalarla karşı karşıya. Gelin, bu iki sektörün nabzını birlikte tutalım. Demir-Çelik: Rekorlar, Duvarlar ve Dönüşüm Türkiye, çelik üretiminde Avrupa’nın tartışmasız lideri. 2025 itibarıyla Avrupa’da 1., dünyada 7. sıradayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da vurguladığı gibi, üretim ivmesi ihracata da yansıyor:

Toplam ihracatın %11’i demir-çelikten geliyor. Ocak-Eylül döneminde 13.4 milyon ton ihracat gerçekleşti, bunun yarısı Avrupa Birliği’ne. Ancak AB cephesinden gelen son haberler sektörde soğuk rüzgârlar estiriyor. Avrupa Komisyonu, çelik ithalat kotasını 30.5 milyon tondan 18.3 milyon tona düşürdü. Üstelik kota aşımında gümrük vergisi %25’ten %50’ye çıkarıldı. Bu karar, Türkiye’nin AB’ye yaptığı 5.9 milyon tonluk ihracatı doğrudan etkileyebilir. Özellikle Ereğli, İskenderun ve İsdemir gibi yassı çelik ve boru/profil üreticileri için bu ciddi bir tehdit. Hurda ithalatı da ilk 8 ayda %9.4 azaldı. Talep gerilemesiyle ton fiyatı 300 TL düştü. Küresel hurda piyasasında zincirleme etkiler görülüyor. Bu tablo, maliyetleri ve üretim planlamasını yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Ama madalyonun diğer yüzü umut verici. MetalExpo 2025 fuarı İstanbul’u demir-çelik merkezi haline getirdi. Kardemir, yeşil dönüşüm vizyonuyla 100’den fazla ülkeye ihracatını sergiledi. Sektör, AB’nin karbon nötr şartlarına uyum sağlamak için enerji yatırımlarına hız verdi. Bu dönüşüm, rekabet gücünü artırıyor.

2025 beklentileri ılımlı: Küresel toparlanmayla fiyatlarda yükseliş öngörülüyor. Ancak katma değeri düşük üretim – özellikle inşaat demiri – hâlâ ithalata bağımlı. Ereğli Demir Çelik’in %15’lik getirisi enflasyon karşısında yetersiz kalırken, İsdemir’in 55. yılı sektöre moral verdi. Havacılık: Savunma Roketi ve Sivil Kanatlar Havacılık sektörü, Türkiye’nin “milli teknoloji” hamlesinin parlayan yıldızı. Ocak-Eylül döneminde savunma ve havacılık ihracatı %39 artarak 6 milyar doları aştı. Sadece Eylül ayında 574 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Kale Grubu, jet motoru ihracatında rekor kırıyor. Yıl sonuna kadar bir ülkeye daha satış planlanıyor, iki ülkeyle anlaşma aşamasında. THY’nin Boeing siparişi de dikkat çekici. Yönetim, sivil havacılık ihracatını güçlendirme hedefini açıkça ortaya koyuyor. İHA’lar ise adeta patlama yaptı: 88 bin 138 İHA ve 1.6 milyon kayıtlı pilotla Türkiye, dünyada ilk 10’da. Zirai, sağlık ve güvenlik alanlarında yerli kanatlar gökyüzünde. Ulaştırma Bakanlığı, SHGM’nin İHA kayıt sistemini övdü; uçuş izinleri artık daha kolay. Savunma teknolojileri, 5. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi’nde sergilendi. Sivil tarafta ise THY’nin zamanında kalkış oranı %80.6’ya yükseldi. Günlük uçuşlar 1.600’ü aştı – bu, 2019’a göre %20’nin üzerinde büyüme demek. Pegasus’un ucuz bilet kampanyası ve Yenişehir Havalimanı’nın kargo üssü dönüşümü (7 milyon dolarlık ihracat) sektöre canlılık katıyor. Elbette eleştiriler de var: Sivil havacılık politikalarının beyin göçü ve iş yükü yarattığı yönünde yorumlar dikkat çekiyor. Pegasus, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’nde genişlemeyi planlıyor – bu da yeni fırsatlar demek.

Sonuç: İki Sektör, Bir Hedef Demir-çelik sektörü, AB’nin korumacı duvarlarına rağmen yeşil yatırımlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Havacılık ise savunma ihracatı ve İHA’larla “gökyüzü hakimiyeti” peşinde. Her iki sektör de Türkiye’nin 2025 büyüme hedefini (%4.8) destekliyor. Ancak küresel korumacılık ve talep dalgalanmaları riskleri canlı tutuyor. Bu tabloyu şöyle özetleyebiliriz: Türkiye, Mars’a bile çelik ve jet motoru ihraç edecek cesarete sahip. Ama bu cesaretin altını doldurmak için strateji, yatırım ve sabır gerekiyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!