Haftalık Küresel ve Türkiye Ekonomik Gelişmeleri (5–12 Ocak 2026)
Özet
Geçtiğimiz hafta, küresel ölçekte jeopolitik gerilimler ekonomik belirsizliği artırırken, Türkiye’nin düşük enflasyon ve borsa rekoruyla pozitif ayrışması dikkat çekti. 2026 yılı, ticaret savaşları ve Fed politikalarıyla şekillenecek gibi görünüyor.
Haftalık Küresel ve Türkiye Ekonomik Gelişmeleri (5–12 Ocak 2026)
Küresel Ekonomik Görünüm: Belirsizlik ve Kırılgan Denge
2026’nın ilk haftası, küresel ekonomide belirsizlik ile umut arasında gidip gelen bir tabloya sahne oldu. Birleşmiş Milletler, dünya ekonomisi için büyüme beklentisini %3’ten %2,7’ye çekerek ticaret gerilimlerinin artan riskine dikkat çekti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu gerilimlerden daha fazla etkilenebileceği öngörülüyor.
ABD Ekonomisi: Piyasaları Sarsan Politik Hamleler
ABD’de ekonomi, Başkan Donald Trump’ın politikalarıyla gündemdeydi. Konut piyasasını desteklemek amacıyla 200 milyar dolarlık mortgage tahvili alımı talimatı verilmesi, para arzı ve enflasyon endişelerini artırdı. Bununla birlikte, Venezuela’da Nicolás Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan operasyon, küresel piyasaları sarsarken S&P 500 endeksini tarihi zirveye taşıdı. Ancak tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması, Fed’in faiz politikalarına ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Avrupa Ekonomisi: Kırılgan Toparlanma Sinyalleri
Avrupa’da enflasyon ve PMI verileri öne çıktı. İngiltere ve Almanya toparlanma sinyalleri verirken, Fransa ve Hollanda zayıf kaldı. Deloitte’nin raporuna göre küresel GSYİH büyümesi %1,6 seviyesinde gerçekleşebilir; ancak ticaret savaşları bu beklentiyi gölgelemeye devam ediyor.
Asya ve Emtia Piyasaları: Enflasyon ve Fiyat Baskıları
Asya’da Çin’in enflasyonu son üç yılın en hızlı artışını kaydetti. Buna karşın, petrol fiyatlarındaki düşüş BRICS ülkeleri için yeni bir baskı unsuru oluşturdu. Kripto piyasaları haftayı yatay bir seyirle kapatırken, Bitcoin %1 yükseldi. Altın ise jeopolitik risklerin etkisiyle %3,4 artış göstererek güvenli liman talebinin güçlendiğini ortaya koydu.
Türkiye Ekonomisi: Küresel Dalgalanmaya Karşı Pozitif Ayrışma
Türkiye, küresel belirsizliklere rağmen olumlu ayrışmasını sürdürdü. Aralık ayında enflasyon aylık bazda %0,89 ile beklentilerin altında kaldı; yıllık enflasyon ise %30,9’a geriledi. Bu gelişme, Merkez Bankası’nın faiz indirimleri için alan açabileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Hükümetin yıl sonu için %16 enflasyon hedefi, piyasalarda iyimserlik yarattı.
Finansal Piyasalar ve Yatırımcı Güveni
Borsa İstanbul, BIST 100 endeksinin 12.200 puanın üzerinde kapanmasıyla rekor kırdı. Yabancı yatırımcı girişleri 394 milyon doları aşarak Türkiye’ye olan güveni pekiştirdi. Ekonomi Bakanı Cevdet Yılmaz, sıkı para politikasının “ince ayarlarla” sürdürüleceğini vurgularken, büyümenin %3,7 ile 21 çeyrektir kesintisiz devam etmesi dikkat çekti.
Dış Ticaret ve Rezervler: Dayanıklılık Sinyalleri
İhracat iklim endeksi gerilese de büyüme serisi 24. aya taşındı. Özellikle Orta Doğu ve ABD pazarları Türkiye’nin ihracat motoru olmaya devam ediyor. Merkez Bankası rezervleri 189,1 milyar dolara inse de swap hariç net rezervlerin 62,6 milyar dolar seviyesinde stabil kalması, finansal istikrar açısından olumlu bir gösterge oldu.
Jeopolitik ve Savunma Sanayii Gelişmeleri
Jeopolitik cephede Türkiye, Suriye’deki gelişmeleri yakından izliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile Ukrayna ve Gazze barışını görüşmesi bekleniyor. Bölgedeki dinamikler, Türkiye’nin ekonomik risklerini şekillendiren önemli faktörler arasında yer alıyor. Savunma sanayii açısından ise İspanya ile imzalanan 2,6 milyar euroluk HÜRJET anlaşması öne çıktı.
Genel Değerlendirme ve Önümüzdeki Haftaya Bakış
Geçtiğimiz hafta, küresel ölçekte jeopolitik gerilimler ekonomik belirsizliği artırırken, Türkiye’nin düşük enflasyon ve borsa rekoruyla pozitif ayrışması dikkat çekti. 2026 yılı, ticaret savaşları ve Fed politikalarıyla şekillenecek gibi görünüyor. Türkiye açısından enflasyondaki düşüş ve güçlü borsa performansı umut verici. Ancak küresel risklerin yoğunlaştığı bir dönemde, yatırımcıların çeşitlendirmeye odaklanması ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmesi kritik önem taşıyor. Önümüzdeki hafta ABD tarım dışı istihdam verileri ve AB-Suriye görüşmeleri, küresel piyasaların yönünü belirleyecek başlıca gündem maddeleri olacak.
Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!