Ekonomi Öne Çıkan

Altın ve Gümüşte Tarihi Çöküşün Perde Arkası

Emre ESENCAN
01.02.2026 03:26 | 250 görüntülenme
ALTIN VE GÜMÜŞTE TARİHİ ÇÖKÜŞÜN PERDE ARKASI
Özet

Küresel finans piyasaları, 2026 yılının ilk ayını uğurlarken eşine az rastlanır bir volativiteye sahne oldu. 2025 yılının son çeyreğinden bu yana adeta bir "boğa koşusu" içerisinde olan, her gün yeni bir rekorla güne uyanan değerli metaller, 30 Ocak 2026 Cuma günü düşüş yaşadı.

PİYASALARDA "KARA CUMA" ŞOKU: ALTIN VE GÜMÜŞTE TARİHİ ÇÖKÜŞÜN PERDE ARKASI

01 Şubat 2026 – Ekonomi Analiz

Küresel finans piyasaları, 2026 yılının ilk ayını uğurlarken eşine az rastlanır bir volativiteye sahne oldu. 2025 yılının son çeyreğinden bu yana adeta bir "boğa koşusu" içerisinde olan, her gün yeni bir rekorla güne uyanan değerli metaller, 30 Ocak 2026 Cuma günü başlayan ve hafta sonu boyunca yankıları süren sert bir düzeltme hareketiyle sarsıldı. Yatırımcısının yüzünü aylardır güldüren altın ve gümüş, sadece 48 saat içerisinde kazançlarının önemli bir kısmını geri vererek "parabolik yükselişlerin, trajik düşüşleri olur" kuralını bir kez daha hatırlattı.

Zirveden Uçuruma: Ons Altın ve Gümüşte Neler Yaşandı?

Piyasadaki fırtınanın fitili, aslında 29 Ocak Perşembe gecesi, Fed’in faiz kararının ardından ons altının 5.392 dolar, gümüşün ise 121 dolar seviyelerini test ederek tüm zamanların zirvesini görmesiyle ateşlenmişti. Ancak 30 Ocak sabahı piyasalar açıldığında manzara tamamen değişti.

Analitik veriler incelendiğinde, ons altının bir işlem günü içerisinde %7,4 değer kaybederek 5.000 dolar psikolojik sınırına kadar gerilediği görülüyor. Daha çarpıcı olan tablo ise gümüş cephesinde yaşandı. "Dijital çağın altını" olarak nitelendirilen ve endüstriyel talebin etkisiyle 120 doların üzerine tırmanan gümüş, Cuma günü %15’i aşan bir erimeyle 84 dolar bandına kadar çekildi. Bu, gümüş piyasası için son 13 yılın en büyük günlük kaybı olarak kayıtlara geçti.

Fırtınanın Merkez Üssü: "Warsh Etkisi" ve Fed'de Rejim Değişikliği

Peki, ne oldu da güvenli limanlar bir anda yangın yerine döndü? Bu depremin merkez üssü Washington’daydı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, görev süresi dolmak üzere olan Jerome Powell’ın yerine Fed Başkanlığı için "şahin" duruşuyla tanınan Kevin Warsh ismini aday göstereceği yönündeki sızıntılar, piyasalarda tam anlamıyla bir "fiyatlama şoku" yarattı.

Warsh’ın, enflasyon kontrolünü önceliklendiren ve daha sıkı bir para politikasını savunan kimliği, "daha uzun süre yüksek faiz" beklentisini tetikledi. Bu beklenti:

  • Dolar Endeksi (DXY): Ani bir sıçramayla güçlendi.

  • ABD 10 Yıllık Tahvilleri: Getiri eğrisi dikleşerek altın ve gümüş gibi faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı kurdu.

  • Likidasyon Dalgası: Doların güçlenmesiyle birlikte, özellikle kaldıraçlı piyasalarda (Futures/Vadeli İşlemler) devasa pozisyonlar "stop-loss" (zarar kes) emirlerinin tetiklenmesiyle kapandı.

İç Piyasada Gram Altın Depremi: 7.000 TL Sınırı

Küresel ons fiyatlarındaki bu çöküş, dolar/TL kurunun nispeten stabil kalmasına rağmen iç piyasayı da vurdu. 30 Ocak sabahı Kapalıçarşı’da 7.600 TL seviyelerinden işlem gören gram altın, akşam saatlerinde 7.200 TL seviyesinin altına sarktı. Çeyrek altın ise gün içerisinde 12.500 TL bandından 11.700 TL seviyelerine kadar gerileyerek yatırımcısına soğuk duş aldırdı.

Gümüşün gram fiyatı ise küresel çöküşten en büyük darbeyi alan kalem oldu. Hafta başında 170 TL sınırına dayanan gram gümüş, 1 Şubat itibarıyla serbest piyasada 116 TL seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Bu, sadece birkaç günde %30’a yakın bir erime anlamına geliyor.

Teknik Düzeltme mi, Trend Değişimi mi?

Analistler, bu düşüşü sadece siyasi gelişmelere bağlamanın eksik bir okuma olacağı görüşünde. Bloomberg Emtia Endeksi (BCOM) verilerine göre, Ocak ayı sonunda yapılan portföy dengelemeleri gümüş üzerinde yapısal bir satış baskısı oluşturmuştu. Ayrıca, Microsoft gibi teknoloji devlerinin bilançoları sonrası hisse piyasalarında yaşanan nakit ihtiyacı, kurumsal yatırımcıların karda oldukları altın ve gümüş pozisyonlarını "teminat tamamlamak" (margin call) amacıyla realize etmelerine yol açtı.

Teknik göstergelerde (RSI), altının ons fiyatı 85-90 bandına çıkarak "aşırı alım" bölgesinde aşırı ısınmıştı. Piyasa, bu denli dik bir yükselişi hazmetmek için zaten bir bahane arıyordu; "Warsh sızıntısı" bu bahanenin adı oldu.

Sonuç ve Beklentiler

30 Ocak - 1 Şubat tarihleri arasında yaşanan bu sarsıntı, piyasalardaki "coşku" evresinin yerini "temkin" evresine bıraktığını gösteriyor. Altın için 4.880 dolar, gümüş için ise 80 dolar seviyeleri kritik destek noktaları olarak izlenmeye devam edecek.

Bu düşüş bir son mu yoksa yeni bir alım fırsatı mı? Tarihsel veriler, bu tür sert düzeltmelerin sağlıklı bir boğa piyasası için gerekli olduğunu söylese de, Fed’in yeni dönem politikaları netleşene kadar oynaklığın yüksek seyredeceği aşikar. Yatırımcılar için artık "bekle ve gör" stratejisi, "dipten alım" iştahının bir adım önünde olmalı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

1 Yorum
Evren KAÇAK 01.02.2026 14:04

emeğinize sağlık emre hocam