Dünya

Zelensky'den AB Liderlerine Rus Varlıkları Uyarısı

18.12.2025 19:12
Zelensky'den AB Liderlerine Rus Varlıkları Uyarısı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky, Avrupa Birliği (AB) liderlerini önemli bir zirvede acil bir şekilde Rusya'ya ait dondurulmuş varlıkların kullanılması konusunda anlaşmaya çağırdı. Bu adım, Ukrayna'nın askeri ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak için çok büyük miktarda finansman sağlamayı hedefliyor. Zelensky, bu yazında belirtilen dondurulmuş varlıkların yaklaşık 210 milyar euro değerinde olduğunu ve eğer gerekli destek sağlanmazsa Ukrayna'nın önümüzdeki baharda “drone üretimini azaltmak zorunda kalacağını” ifade etti. Rusya'nın işgalinin başlangıcından bu yana Ukrayna'nın mali durumu giderek kötüleşirken, devletin kasasındaki nakit akışının tükenmesi an meselesi haline geldi. AB liderleri ise bu kritik noktada, uzlaşma sağlamakta zorlanıyorlar.

Rusya'nın Dondurulmuş Varlıkları ve Kullanımı

Ukrayna, AB ülkelerindeki Rusya'ya ait olan toplam değeri yaklaşık 210 milyar euro olan dondurulmuş varlıkların kullanılmasını talep ediyor. Bu varlıkların büyük çoğunluğu Belçika merkezli Euroclear adlı organizasyonda tutuluyor. Ancak şimdiye kadar Belçika ve bazı diğer üye devletler, bu paranın "tazminat kredisi" olarak kullanılmasına karşı olduklarını belirttiler. Bu durum, Zelensky'nin acil çağrısını daha da kritik hale getiriyor. Polonya Başbakanı Donald Tusk, bu durumun üstesinden gelinmesi gerektiğini vurgulayarak tüm Avrupa ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekti. Zira elde edilecek finansmanın sadece askeri harcamalar için değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik istikrarı için de hayati önem taşıdığı ortada.

Brüksel Zirvesinin Önemi

Brüksel'deki bu zirve, savaşın gidişatı açısından dönüm noktası teşkil ediyor. Rusya, Euroclear'a karşı Moskova'daki mahkemede dava açarak dondurulmuş varlıklarını geri almak için harekete geçti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “zirveden bir çözüm olmadan ayrılmayız” açıklamasını yaptı. Avrupalı yetkililer ise uzlaşmanın sağlanması konusunda temkinli bir iyimserlik içinde bulunduklarını ifade ettiler. Belçika Başbakanı Bart De Wever'in, tüm tarafların uzlaşısının sağlandığı durumda birlikte “bir uçurumdan atlayacakları” ifadesi dikkat çekiyor. Zirvenin yapılacağı günlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın da barış planları hakkında görüşmeler yapacağı bilgisi geldi; bu durum uluslararası baskıyı artırıyor.

Kiev’in Acil İhtiyaçları

Zelensky, Kiev’in ulusal savunmasını sürdürmek için acilen finansmana ihtiyaç duyduğunu belirtti. Eğer savaş devam ederse orduyu desteklemek amacıyla ya da tamamen toparlanma sürecine yönelik fonlama yapılması zaruri hale geldi. Kendisi bunun ahlaki olarak doğru olduğunu ifade ederek birçok profesyonelin bu konuda hemfikir olduğunu belirtti. Rusya’nın şu anki barış tekliflerine henüz yanıt vermediği biliniyor; ancak Kremlin’den yapılan açıklamalar doğrultusunda Avrupa destekli bir çok uluslu güç planının kabul edilmeyeceği açıkça ifade edildi. Putin’in Avrupa’ya yönelik sert eleştirileri ise dikkat çekici boyutta; “Avrupa toplam çöküş içerisinde” şeklindeki ifadeleri Batılı liderler tarafından tepki topladı.

Buna rağmen AB Komisyonu’nun önerdiği yaklaşık 90 milyar euroluk kredi paketi, önümüzdeki iki yıl boyunca Kiev’e verilmesi bekleniyor ve bu miktar Rus varlıklarının kullanımına dayandırılıyor. Almanya’nın iktidardaki partisi CDU’nun lideri Friedrich Merz de Berlin’de yapılan tartışmalarda bunun önemli bir sinyal olacağını belirtmişti; “Moskova’ya karşı savaşın gereksiz olduğu mesajını vermek zorundayız.” diyen Merz’in açıklamaları AB içindeki anlaşmazlıkları derinleştiriyor.

Belçika’nın Tercihleri ve Diğer Ülkelerin Tutumları

Belçika’daki siyasi tıkanıklıklar ve AB ülkeleri arasındaki farklı görüşler durumu karmaşıklaştırıyor. Hükümetin belirsizliği nedeniyle bazı ülkeler ortak bir tavır almaktan kaçınıyorlar; örneğin Macaristan Başbakanı Viktor Orban açıkça daha fazla AB fonunun Ukrayna’ya yönlendirilmesine karşı olduğunu belirtiyor. Slovakya’nın Robert Fico’su da benzer şekilde Rus varlıklarının kullanılmasının silah alımına gitmesi halinde buna itiraz edeceklerini belirttiği ortaya çıktı. Oylama süreci tamamlandığında en az 15 üye devletin oy vermesi gerekecek; bunun yanı sıra yüzde 65’lik nüfus oranına ulaşılmalıdır ki bu oldukça zorlu bir hedeftir.

Ayrıca Belçika hükümeti Fitch Ratings tarafından olumsuz izlemeye alınan Euroclear’in yasal riskleri konusundaki endişelerini dile getirdi. Finlandiya’dan gelen resmi açıklamalara göre ise “Belçika’nın kaygılarının giderilmesi gerektiği” belirtildi; ancak uluslararası krizlerin çözümü her zaman karmaşık olmuştur ve genellikle beklentilerle gerçeğin örtüşmemesi sonucu tıkanıklıklara sebep olur.

Söz konusu şartlar altında, eğer belirsizliklere rağmen anlaşma sağlanırsa, bu hamle yalnızca Ukrayna için değil tüm Avrupa için geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilir. Ancak endişelerin dikkate alınmaması durumunda en kötü senaryo Belçika’nın kazandığı paranın mahkemeler aracılığıyla tekrar Rusya’ya iade edilmesiyle sonuçlanabilir ki bu da Belçika’nın pozisyonunu zayıflatacak bir gelişme olacaktır.

Sonuç itibarıyla, abartılı görüşmelere rağmen belirsizliklerin hâkim olduğu süreçte başarı sağlanıp sağlanmayacağı pek de net değilken, liderlerin alacakları kararlar yalnızca kendi ülkelerini değil tüm bölgeyi etkileyebilir. Dolayısıyla özellikle Avrupa Komisyonu ve ilgili liderler gerçekçi adımlar atmak zorundadırlar; aksi halde hem askeri hem de ekonomik anlamda ciddi kayıplarla yüzleşmek durumunda kalabilirler.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!