Dünya

Zayıf İstihdam Verileri Faiz İndirim Beklentilerini Artırdı

11.11.2025 21:13
Zayıf İstihdam Verileri Faiz İndirim Beklentilerini Artırdı

Birleşik Krallık'taki varlıklar, zayıf istihdam verilerinin yılbaşı faiz indirimine yönelik beklentileri artırmasıyla birlikte salı sabahı ticaretinde dalgalı bir seyir izledi. Ekonomik çalkantıların en kritik dönemlerinden birini geçiren ülke, önümüzdeki günlerde açıklanacak bütçe ve Merkez Bankası'nın yılsonu faiz kararı öncesi yatırımcıların dikkatini çekti. İngiltere İstatistik Ofisi (ONS) tarafından Salı günü açıklanan verilere göre, ülkenin işsizlik oranı Eylül ayına kadar olan üç aylık dönemde %5'e yükseldi. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen bu artışla birlikte, İngiltere'deki istihdamda 32,000 kişilik bir azalma gözlemlendi. Bu durum, ekonominin genel sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

İstihdam Verilerinin Ekonomiye Etkisi

Salı günü açıklanan işsizlik verileri, Birleşik Krallık ekonomisinin zayıflayan bir labor piyasası ile karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. Özellikle iş gücü piyasasında yaşanan bu gevşeklik, Merkez Bankası'nın faiz politikalarını etkileyecek önemli bir gösterge haline geldi. Analistler, işsizlik oranındaki artışın yalnızca iş gücündeki daralmayı değil, aynı zamanda tüketici harcamaları ve ekonomik büyüme üzerindeki olası etkilerini de vurguladığını belirtiyor. Yatırımcılar, zayıf istihdam verilerinin yanı sıra hükümetin bütçesiyle ilgili belirsizliklerin işe alım planlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini öngörüyor.

Piyasalardaki Tepkiler ve Tahvil Faizleri

Londra saatiyle 11:20'de (ET 06:20), Birleşik Krallık devlet tahvilleri yani gilts üzerindeki getiriler belirgin şekilde düştü. Önemli bir gösterge olan 10 yıllık gilt getirisi %4.405 seviyesine inerek 5 baz puanlık bir düşüş kaydetti. Piyasalarda yıl sonunda Bank of England’ın faiz indirimi yapacağına dair beklentilerin arttığı görülüyor. Tahvil getirileri ve fiyatları ters orantılı olarak hareket eder; dolayısıyla faizin düşmesi durumunda tahvil fiyatlarının artması bekleniyor. Birleşik Krallık'ın G-7 ülkeleri arasında en yüksek uzun vadeli borçlanma maliyetine sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu durum daha da dikkat çekici hale geliyor.

Finansal Görünüm ve Beklentiler

Deutsche Bank'ın baş İngiltere ekonomisti Sanjay Raja, Salı günü yayınlanan verilerin Bank of England'ın Para Politikası Komitesi'ne yıl sonuna kadar ana faiz oranını indirme konusunda cesaret vereceğini söyledi. İş gücü piyasasındaki gevşekliğin devam ettiğine dikkat çeken Raja, "Bugünkü veriler, iş gücü piyasasında daha fazla boşluk oluştuğunu göstermekte," dedi. Finansal piyasalarda ise şu anda Bank of England’ın Aralık toplantısında faiz indirimi yapılma olasılığı %75 olarak fiyatlanıyor.

Raja ayrıca Deutsche Bank’ın da işsizlik oranının %4.9’a yükseleceğini öngördüğünü belirtti. "Bu veri iki şeyi ortaya koyuyor: Birincisi, iş gücü piyasasında daha fazla boşluk oluşmakta; ikincisi ise ücret artış hızı yavaşlamakta," diye ekledi. Salı günkü verilerin çoğu Para Politikası Komitesi üyelerine iş gücü piyasasındaki zayıflığın ücret artış hızını azaltacağı konusunda güven aşılayacağı düşünülüyor.

Bütçe Öncesi Hükümetin Kararları

Öte yandan Morningstar'dan U.K. Ekonomisti Grant Slade de yayımlanan bu verilerin düşük faiz oranlarını daha olası hale getirdiğini ifade etti. Slade’ye göre bu durum, ekonomideki gevşemenin kanıtlarını sunmakta ve gelecekteki faiz normalizasyon sürecinin 2026 yılında başlayabileceği yönünde sinyaller vermektedir. Ancak tüm bunlar bütçenin yaklaştığı bir dönemde yaşanıyor olması nedeniyle hükümete büyük baskılar oluşturuyor.

Maliye Bakanı Rachel Reeves'in Kasım 26'da gerçekleştireceği Sonbahar Bütçesi’nde çalışma çağındaki bireylerden alınan vergilere zam yapılmaması yönündeki vaadinden vazgeçmesi bekleniyor. Geçtiğimiz yıl bütçe açıklamasında uyguladığı sıkı kurallar nedeniyle hükümetin harcama ve borçlanma esnekliği kısıtlandı; dolayısıyla gelirlerinde herhangi bir artış olmaksızın günlük harcamaların fonlanması zorlaşmaktadır.

Siyasi Baskılar ve Büyüme Beklentileri

Bakan Reeves'in kamu maliyesini güçlendirmek için çeşitli yollar düşündüğü bildiriliyor; bunlar arasında temettü vergilendirmesi ve bazı meslek gruplarına yönelik ek vergiler yer almakta. Ancak Howard'a göre bunların uygulanması tüketim ve girişimcilikte çeşitli derecelerde kısıtlamalara neden olabilir. Artan işsizlikle birlikte hükümeti zor bir karar vermek zorunda bırakıyor; çünkü zayıflayan ekonomi üzerine yeni vergi artırımları yapmak iktisadi doktrinle çelişiyor.

Sonuç olarak, Birleşik Krallık’taki ekonomik durum giderek kırılgan hale geliyor; zira hükümetin mevcut durumu düzeltmek adına attığı adımlar tam anlamıyla karşılık bulamayabilir. Mali durumunu iyileştirmek isteyen hükümetin elinde sınırlı seçenekler mevcutken, toplumun refahını koruma amacıyla alacağı önlemler oldukça tartışmalı görünüyor.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!