Dünya

Yemen'deki Çatışmalar: Suudi ve BAE Güçleri Karşı Karşıya

02.01.2026 23:17
Yemen'deki Çatışmalar: Suudi ve BAE Güçleri Karşı Karşıya

Yemen’deki Çatışmalar Suudi Arabistan ve BAE Destekli Güçleri Karşı Karşıya Getiriyor

Yemen, son gelişmelerle birlikte uluslararası güçlerin doğrudan çatışma içine girdiği bir durumla karşı karşıya. Bu dramatik olaylar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkilere derin etkilerde bulunabilir. Ülkenin güneyinde yaşanan bu çatışmalar, Yemen'in geleceğini tehdit ederken aynı zamanda ülkenin parçalanma riskiyle de gündeme geliyor. 2014 yılından bu yana süregelen iç savaşta, her iki körfez ülkesi de Yemen'in uluslararası alanda tanınan hükümetini desteklemek için müdahalede bulundu. Ancak zamanla aralarındaki ittifak parçalandı ve farklı rakip grupları desteklemeye başladılar. Bu durum, Yemen'de bağımsızlık ilan etmek isteyen ayrılıkçı grupların güçlenmesine yol açtı.

Yemen İç Savaşının Tarihçesi

Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında İran destekli Husi isyanıyla patlak verdi. Husi hareketi, kuzeydeki birçok bölgeyi ele geçirerek başkent San'a'yı kontrol altına aldı. 2015'te Suudi Arabistan ve BAE'nin de içinde yer aldığı Arap koalisyonu, hükümeti yeniden inşa etmek amacıyla askeri bir kampanya başlattı. Başlangıçta hedeflenen istikrar sağlanamadı; aksine yıllar boyunca süren şiddet olayları ve açlık krizleri, ülkeyi daha da derin bir karanlığa sürükledi. Bugün gelinen noktada ise Husi'lere karşı direnen pek çok grup arasında ciddi ayrışmalar gözlemleniyor.

UAE Destekli Ayrılıkçıların Yükselişi

Son dönemde BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (STC), Güney Yemen'de geniş bir etki alanı elde etti. STC, bağımsız bir devlet kurma hedefini açıkça ortaya koydu ve bu doğrultuda büyük ölçekli bir askeri operasyon başlattı. 2 Aralık'ta başlayan saldırılar, hükümet güçlerinden hızla toprak kazanımını beraberinde getirdi ve Hadramut gibi petrol zengini bölgelerde kontrolü ele geçirdiler. STC'nin liderleri, operasyonun 'güneyde istikrarı sağlamak' için gerekli olduğunu savunsa da, bu eylemler Suudi Arabistan tarafından 'isyan' olarak nitelendirildi. Suudi yönetimi, Yemen'in parçalanması tehlikesinin altını çizerken, bölgedeki istikrarsızlığın daha da kötüleşeceğine dair endişelerini dile getirdi.

Arap Koalisyonunun Rolü ve Tansiyonun Artışı

Son günlerde koalisyon güçlerinin hava saldırıları ile tansiyon iyice yükseldi. 7 kişinin hayatını kaybettiği hava saldırısının ardından Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, UAE güçlerinin STC'yi kışkırttığını iddia ederek bir savunma anlaşmasını iptal etti ve UAE’nin Yemen’den çekilmesini talep etti. Bu süreçte UAE'nin BAE ordusuna ait askeri malzemelerin sevkıyatına ilişkin suçlamaları da gündeme geldi; ancak UAE yetkilileri bu iddiaları reddetti. Her ne kadar UAE güçleri geri çekilmeyi kabul etse de, analistler bunun öyle kolay olmayacağını belirtiyor. Zira UAE'nin Yemen'deki varlığı tamamen sona ermiş değil.

Bölgedeki Ekonomik Kriz ve İnsani Durum

Uzun süredir devam eden çatışmalar Yemen ekonomisini derinden sarstı; ülke dünya üzerinde en kötü açlık krizlerinden biriyle yüzleşmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre yaklaşık 377 bin kişi savaşın neden olduğu açlık ve sağlık sorunları sonucunda hayatını kaybetti ki bunların önemli bir kısmı çocuklardan oluşuyor. İnsanlar temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanırken aileler gıda stoklamaya yönelmiş durumda; birçok kişi olası daha büyük çatışmalara karşı güvenli bölgelere gitmeyi düşünmeye başladı.

Siyasi çözüm arayışlarının yetersiz kalması nedeniyle taraflar arasındaki müzakere süreçleri de tıkandı. Hem Suudi Arabistan hem de BAE kendi stratejik çıkarlarını korumak adına farklı gruplarla işbirliği yapıyorlar ama bu durum Yemen'deki mevcut durumu düzeltmiyor; aksine karmaşayı artırıyor. Bölgedeki tüm aktörlerin çıkarları birbirine zıt olduğundan barışa ulaşmak oldukça zor görünüyor.

Ayrıca STC’nin son zamanlarda artan askeri gücü ile kendi bağımsızlığını talep etmesi uluslararası gözlemcilerin dikkatini çekiyor. Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uzun sınırı nedeniyle bölgedeki jeopolitik dinamiklerin karmaşık hale geldiğini belirtiyorlar; çünkü Riyad’ın stratejileri ile Abu Dabi’nin politikaları arasında büyük farklar bulunuyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında Yemen halkı gelecekten oldukça endişeli; çatışmaların tekrar alevlenmesi herkesin korktuğu bir senaryo haline gelmiştir. Özellikle Husi gerillalarının kontrolündeki bölgelerde insanların günlük yaşamları üzerindeki baskılar giderek artarken bireylerin mağduriyetleri de katlanarak büyüyor. Gözler artık uluslararası toplumda; buradaki aktörlerin nasıl bir tutum alacakları merak ediliyor.

Bölgede yaşanan çatışmaların sadece iç meselelerle sınırlı kalmayacağı açıktır. Uluslararası güçler arasındaki mücadelenin Yemen üzerindeki sonuçları derin yaralar açmaya devam ediyor. Bu nedenle diplomatik yollarla kalıcı bir çözüm bulunabilmesi için tarafların diyalog kurmasının önemi giderek artmaktadır.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!