Dünya

Trump, ABD'yi İklim Anlaşmasından Çekti

08.01.2026 20:40
Trump, ABD'yi İklim Anlaşmasından Çekti

Trump, ABD'yi Önemli İklim Anlaşmasından ve Diğer Uluslararası Kurumlardan Çekti

Amerika Birleşik Devletleri’nin 45. Başkanı Donald Trump, iklim değişikliği ile mücadele eden uluslararası kuruluşlar da dahil olmak üzere birçok uluslararası kuruluşa katılımı sona erdirdi. Bu karar, küresel ısınma ile mücadeledeki tüm uluslararası çabaları destekleyen İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi gibi önemli anlaşmaları içermektedir. Yaklaşık olarak etkilenen 66 kuruluşun yarısından fazlası Birleşmiş Milletler (BM) ile ilişkilidir ve bu durum, dünya genelinde iklim değişikliği konusuna yönelik bir dizi önemli sorunu gündeme getirmektedir. Beyaz Saray’ın bu kararı almasının ardında yatan sebepler ve bunun Amerika’nın uluslararası ilişkileri üzerindeki etkileri ise merak edilmektedir.

Trump Yönetiminin Stratejik Çekilme Kararları

Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamalara göre, bu kararın nedeni söz konusu kuruluşların "artık Amerikan çıkarlarını hizmet etmemesi" olarak belirtilmiştir. Beyaz Saray, çekilen kuruluşların "etkisiz veya düşmanca ajandalar" geliştirdiğini iddia ederek, bu tür organizasyonlara yapılan harcamaların vergi mükelleflerinin paralarının israfı olduğunu vurgulamıştır. Özellikle Trump yönetimi döneminde "küreselci" veya "uyanmış" agenda olarak nitelendirilen projelere karşı duruş sergilenmesi dikkat çekmektedir.

İklim Değişikliği Üzerine Küresel Etkiler

Bunların yanı sıra, ABD'nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) gibi önemli kuruluşlardan ayrılması, iklim bilimi alanındaki en saygın raporların hazırlanmasını da olumsuz yönde etkileyebilir. IPCC’nin önümüzdeki çalışmalarına katılan Amerikalı bilim insanlarının durumu hakkında endişeler artmakta ve Trump yönetiminin Çin'de gerçekleşen bir toplantıya katılmalarını engellemesi gelecekteki raporların yayınlanma sürelerini uzatabilir. Uzmanlar, bu geri çekilmenin yeni iklim politikalarının oluşturulmasını zorlaştıracağını belirtmektedir.

Çekilmenin Kapsamı ve Etkileri

Bununla birlikte, yalnızca BM ile ilişkili organizasyonlar değil; temiz enerji işbirliği, demokratik yönetim ve uluslararası güvenlik konularında çalışan diğer sivil toplum kuruluşları da ABD'nin geri çekilmesinden etkilenmiştir. Örneğin, Uluslararası Güneş İttifakı ve Küresel Terörle Mücadele Forumu gibi organizasyonlar da bu süreçten olumsuz etkilenmiş durumda. Trump yönetimi, daha önce de sevmediği birçok çok taraflı organizasyondan fonları kesmişti ve insan yapımı iklim değişikliğine dair bilimsel konsensüsü "bir aldatmaca" olarak tanımlamıştı.

Gelecekteki Yasal Zorluklar ve Belirsizlikler

ABD'nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nden tam olarak çekilmesi için bir yıl geçmesi gerekecek; ancak pratikte ABD zaten uzun zamandır iklim değişikliği konusunda etkin bir katılımda bulunmamaktadır. Bu durumun yasal açıdan nasıl sonuçlanacağı ise belirsizliğini koruyor. Bazı aktivistler bu adımın mahkemelerde sorgulanması gerektiğini savunurken, ABD Anayasası başkanlara sözleşmelere katılma yetkisi verse de ayrılmanın prosedürleri hakkında net bir belirleme bulunmamaktadır.

Ayrıca, Trump'ın Paris İklim Anlaşması'ndan çıktığına dair yaptığı açıklamalar sonrasında COP30 İklim Zirvesi'ne bir delegasyon göndermemesi de dikkat çekmektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan iklim krizine karşı uluslararası işbirliğinin azalması korkuları her geçen gün artmaktadır.

Uluslararası Tepkiler ve Geleceğe Dair Beklentiler

Avrupa liderleri ise bu son kararı eleştirmiştir; çünkü bu durum global işbirliğini zayıflatacak bir adım olarak değerlendirilmiştir. Avrupa Birliği İklim Komiseri Wopke Hoekstra, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin küresel iklim eylemini desteklediğine vurgu yaparak ABD’nin geri çekilişini "üzücü ve talihsiz" olarak nitelendirmiştir. Ayrıca AB’nin temiz geçişten sorumlu başkan yardımcısı Teresa Ribera da mevcut yönetimin çevreye, sağlığa ya da insan acısına duyarsız kaldığını ifade etmiştir.

Ayrıca ABD merkezli kâr amacı gütmeyen bir savunuculuk grubu olan Union of Concerned Scientists’dan üst düzey politika direktörü Rachel Cleetus ise bu adımı "yeni bir dip nokta" olarak tanımladı ve hükümetin insan sağlığını tehlikeye atma niyetini eleştirdi. Trump yönetiminin bilim karşıtı tutumunu "otoriter" olarak nitelendirerek global işbirliğini zayıflatma amacında olduğunu öne sürdü.

Sonuç itibariyle, Amerika Birleşik Devletleri’nin iklim değişikliği ile mücadelede aldığı bu geri adım yalnızca kendi ülkesi için değil; aynı zamanda dünya çapında tüm ülkeler için ciddi sorunlar doğurabilir. Uluslararası işbirliğinin azaldığı günümüzde iklim krizi daha da derinleşirken, ülke bazındaki tek taraflı kararlar tüm dünyayı olumsuz etkileyecek dinamikler oluşturabilir. Gelecekteki yönetişim şekilleri açısından belirsizliklerin artması ve ulusal çıkarların ön plana çıkmasıyla birlikte böylesi gelişmelerin devam etmemesi için acil çözümlerin üretilmesine ihtiyaç vardır.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!