Ekonomi

Rusya, Çin ile İlişkilerini Güçlendiriyor

03.11.2025 17:48
Rusya, Çin ile İlişkilerini Güçlendiriyor

Rusya'nın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çinli lider Xi Jinping ile gerçekleştirdiği yüksek profilli toplantının ardından, Pekin ile olan ittifakını yeniden pekiştirme çabaları dikkat çekici bir şekilde artmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Trump'ın Xi ile yaptığı görüşmelerin hemen ardından, Rusya da kendi üst düzey delegasyonunu Çin'e gönderdi. Bu ziyaret, Rusya'nın Çin ile ilişkilerini güçlendirmek ve stratejik iş birliklerini derinleştirmek amacıyla gerçekleştiriliyor. Rus yetkililerinin bu hamlesi, yalnızca iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri değil, aynı zamanda global siyasi dengeleri de etkileme potansiyeline sahip.

Çin ile İlişkilerin Derinleştirilmesi

Rusya Başbakanı Mikhail Mishustin’in Hangzhou’ya yapmış olduğu ziyarette, Çinli mevkidaşı Li Qiang ile iki gün süren görüşmeler gerçekleştirmesi önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu toplantıda enerji, ticaret, yatırım, ulaşım, tarım ve uzay gibi birçok alanda çeşitli anlaşmalar imzalandığı bildirildi. Ria Novosti’ye göre Mishustin, Li Qiang’ı "değerli arkadaşı" olarak nitelendirerek, Rusya ve Çin arasındaki ilişkilerin tarihleri boyunca en yüksek seviyede olduğunu vurguladı. Ülkeler arasında her türlü engellemelere ve Batılı ülkelerin yasadışı yaptırımlarına rağmen bu dinamik gelişmenin sürdüğünü ifade etti.

Stratejik Ortaklık ve İşbirlikleri

Li Qiang da yaptığı açıklamada, Pekin’in Rusya ile işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtirken hangi engellerden bahsettiğine dair detay vermekten kaçındı. Ancak söz konusu açıklama, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha da derinleşeceği mesajını veriyor. TASS haber ajansına göre Li Qiang; “Yeni dışsal riskler ve zorluklarla karşı karşıya kalmamıza rağmen, Çin ve Rusya her zaman birbirini destekleyecek ve stratejik temasları geliştirecektir” dedi. Bu tür açıklamalar, Moskova'nın yanında yer alan bir Beijing'in varlığını hissettirmekte önemli rol oynuyor.

Uluslararası Politikalardaki Dinamikler

Çin'in Rusya'nın en güçlü uluslararası müttefiki olması dikkat çekiyor. 2022'deki Ukrayna işgali sırasında Pekin’in Moskova'yı kınamaktan kaçınması ve savaşı "kriz" olarak nitelendirmesi, iki ülke arasındaki ilişkiyi daha da pekiştirdi. Putin ve Xi’nin imzaladığı "sınırsız ortaklık" anlaşması ise Rusya’nın coğrafi destek sağlamakta olduğu bağlamda önemli bir yere sahip oldu. Bu ittifak sayesinde Moskova, Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımların etkisini azaltmaya çalışıyor.

Kremlin'in bu ziyarete çok büyük önem atfettiği biliniyor ve yapılan açıklamalara göre üst düzey heyet içerisinde başbakan yardımcısı ve finans, tarım, ulaşım gibi bakanlıkların temsilcileri de yer aldı. Bunun yanı sıra uzay ve nükleer enerji alanında uzman isimlerin de delegasyona katılması dikkat çekti. Yani sadece ekonomik değil askeri ve teknolojik alanlarda da bir işbirliği sağlanıyor.

Ticaret Görüşmeleri Sonrası Ortaya Çıkan Dinamikler

Moskova'nın Çin'e olan yakınlaşmasının ardında yatan temel nedenlerden biri de ABD'nin tutumunda meydana gelen değişikliklerdir. Trump'ın Xi ile gerçekleştirdiği son toplantıda ikili ilişkilerin geliştirileceğine dair ortaya konan olumlu söylemler, Moskova’yı rahatsız etmiş olabilir. Zira Trump’ın bu görüşmede yaptığı açıklamalarla birlikte hem ticaret hem de dünya üzerindeki siyasi dinamiklerin yeniden şekilleneceğine dair sinyaller vermesi, Rusya’nın nasıl bir yol izleyeceği konusunda belirsizlik yaratmıştır.

Trump’ın yaptığı görüşmeler neticesinde elde edilen sonuçlar arasında nadir toprak maddeleri konusunda anlaşmaya varılması ön planda bulunuyor. Ayrıca fentanyl bağlantılı gümrük vergilerinin yarıya indirilmesiyle birlikte bazı ürünlerdeki gümrük oranlarının yüzde 47'ye düştüğü belirtiliyor ki bu durumun da Rusya üzerinde nasıl bir etki yaratacağı merak konusu olmuştur.

Pekin-Moskova İttifakının Geleceği

Pekin-Moskova ilişkileri üzerinde devam eden tartışmalar ışığında dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise Washington'un sürekli artan caydırıcılığıdır. Trump'ın Putin ile gerçekleştireceği yüz yüze görüşmeleri iptal etmesi ise tamamen Washington’un Moskova’ya karşı sergilediği sert tutumdan kaynaklanıyor gibi görünüyor. Trump bu durumu "kayıptan kaçınma" olarak tanımlarken, Putin’in durumu ise göz ardı edildiğinde daha karmaşık hale geliyor.

Bunun yanı sıra Rus yetkililerin toplantının iptaline dair herhangi bir kamuoyu açıklaması yapmamış olmaları da ilginçtir; zira üst düzey diplomatların ABD-Çin ilişkisindeki sıcak gelişmelere yanıt vermemesi bazı soruları beraberinde getiriyor.

Sonuç olarak Rusya'nın son dönemde göstermiş olduğu proaktif yaklaşım doğrultusunda Çin ile olan ilişkilerini derinleştirme çabaları giderek artmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus; iki ülkenin stratejik ortaklığına ek olarak üçüncü aktörlerin (özellikle ABD'nin) tutumu olacaktır. Böylelikle hem ekonomik hem de siyasi arenada yaşanan gelişmeler doğrultusunda bu ittifakın nasıl şekilleneceği merakla beklenmektedir.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!