Dünya

İsrail Yabancı Yayıncıları Kapatma Yetkisini Uzattı

23.12.2025 16:39
İsrail Yabancı Yayıncıları Kapatma Yetkisini Uzattı

İsrail, Yabancı Yayıncıların Kapatılmasını Sağlayan Yasayı Uzattı

İsrail'in parlamentosu, ülkede faaliyet gösteren yabancı yayıncıları kapatma yetkisini veren bir yasayı uzattı. Geçtiğimiz günlerde yapılan oylamada 22 milletvekilinin lehinde, 10 milletvekilinin ise aleyhinde oy kullanması sonucunda kabul edilen bu yasa, Gazze savaşında tanıtılan geçici yetkileri genişleterek milli güvenliğe tehdit olarak görülen medya kuruluşlarının faaliyetlerini durdurma imkanı sağlıyor. Bu yeni düzenleme ile hükümet, barış dönemlerinde bile ve mahkeme kararı olmadan yabancı bir yayın organının faaliyetlerini iki yıl boyunca durdurabilme hakkına sahip olacak.

"El Cezire Yasası" ve Uygulama Süreci

Yasa başlangıçta "El Cezire Yasası" olarak adlandırılmıştı ve ilk olarak 2024 Mayıs'ında Katar'a ait El Cezire kanalı kapatıldığında uygulandı. El Cezire, İsrail'in Gazze'deki askeri harekatına dair sıkça eleştirilerde bulunmuştu. Hükümet, bu yayıncılığı anti-İsrail yanlılığı ile suçlarken, kanalın Hamas'ı desteklemek amacıyla yanıltıcı haberler yaptığını iddia etti. El Cezire ise söz konusu suçlamaları reddetti ve İsrail'in aldığı kararları kınadı; bu eylemin basın özgürlüğüne yönelik bir "suç" olduğunu belirtti.

İfade Özgürlüğü Üzerindeki Etki

İsrail'deki İnsan Hakları Derneği (ACRI), geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada, geçici düzenlemenin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini, bilgi edinme hakkını engellediğini ve halkın alternatif bilgilere ulaşımını kısıtladığını vurguladı. ACRI, özellikle bu düzenlemenin İsrail anlatımına uymayan ya da yerel medyada yer almayan birçok bilginin vatandaşlar tarafından alınmasını engellediğine dikkat çekti. Böylece yasaklı içeriklerin artması ve toplumun farklı bakış açılarına erişiminden mahrum kalması gibi sorunlar gündeme gelmiş oldu.

Askeri Radyo'nun Kapatılması Planı

Yasanın uzatılmasıyla birlikte, İsrail kabinesi de orduya ait Galei Tzahal (GLZ) isimli askeri radyonun kapatılmasına dair bir plan onayladı. Savunma Bakanı Israel Katz tarafından önerilen bu plan çerçevesinde radyo istasyonunun 1 Mart 2026 tarihine kadar faaliyetine son vermesi öngörülüyor. Katz, askeri personeli istihdam eden bu radyonun artık askerler için bir iletişim aracı olmadığını ve siyasi ayrıştırıcı içerikler sunduğunu iddia etti.

Başbakan Benjamin Netanyahu ise kabine toplantısında askeri otorite altında yayımlanan bir yayın organının varlığını alışılmadık bulduğunu ifade etti. "Bu tür bir uygulama sadece Kuzey Kore'de bulunmaktadır; belki de birkaç başka ülkede daha vardır ve biz kesinlikle bunlar arasında yer almak istemiyoruz," dedi.

Gazetecilik Sendikası Tepkisi

Gazetecilerin Birliği ve Gazetecilik Örgütleri, hükümetin kararına karşı Yüksek Mahkeme'ye başvuracaklarını duyurdu. Bu kararı "ağır ve hukuksuz bir ifade özgürlüğü ihlali" olarak nitelendirdiler. Karar, bağımsız gazeteciliğe olan saldırılar zincirinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de benzer gelişmelerin yaşanmadığını belirtmekte fayda var; zira burada toplumsal muhalefetin güçlü olduğu noktalardan biri basın özgürlüğüdür.

Dijital Çağda Basın Özgürlüğü Sorunları

İsrail Demokrasi Enstitüsü (IDI) düşünce kuruluşu, askeri radyonun kapatılmasının ifade özgürlüğü bakımından ciddi bir ihlal oluşturduğunu vurguladı ve bunun İsrail’in bağımsız kamu radyo haber yayınlarının yarısını silip süpürdüğünü belirtti. Kamu medya kuruluşlarının kapatılması yönündeki kararların tekil hareketler olmadığını; bunun daha geniş kapsamlı bir sorunun parçası olduğunu ifade etti. Bu tür müdahaleler, demokratik değerlerin zedelenmesi anlamına gelmektedir.

Bütün bu gelişmeler doğrultusunda gözler şimdi uluslararası medyanın tepkisine çevrildi. Hem iç hem de dış kaynaklardan gelen eleştiriler nedeniyle İsrail hükümeti nasıl bir strateji izleyecek? Ülkedeki basın yasalarının durumunu gözden geçirirken diğer ülkelerden gelen tepkilere karşı hazırlıklı olması gerekecek.

Sonuç itibariyle, ifade özgürlüğünün korunması demokratik bir toplumun temel unsurlarından biridir. Şu anda yaşanan bu gelişmeler yalnızca basın mensuplarını değil, aynı zamanda tüm vatandaşları etkilemektedir. Medya üzerindeki baskılar arttıkça halkın bilgiye ulaşımı da zorlaşmakta; dolayısıyla demokrasinin geleceği hakkında endişe verici işaretler ortaya çıkmaktadır. Gazetecilerin serbestçe çalışabilmesi için gereken koşullar sağlanmadığı sürece şeffaflıkla ilgili sorunlar devam edecek gibi görünüyor.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!