Dünya

İran'da Protestolar: Şiddetli Bastırma ve Tanıklar

13.01.2026 19:31
İran'da Protestolar: Şiddetli Bastırma ve Tanıklar

İran'da Protestolar: Şiddetli Bastırma ve Tanıkların Anlatımları

İran, son günlerde artan ekonomik sıkıntılar ve yönetim karşıtı duyguların yükselmesiyle birlikte büyük bir sosyal huzursuzluğun eşiğine gelmiş durumda. Güney İran'daki küçük bir şehirde gerçekleşen protestolar, güvenlik güçlerinin unarmed demonstranlara yönelik sert müdahalelerini ortaya koydu. Tanıkların ifadelerine göre, göstericilere doğrudan ateş açılması, olayların ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor. Bu yazıda, İran'daki protestolara dair tanıklıklara ve uluslararası toplumun bu duruma tepkilerine yer vereceğiz. Ekonomik krizle birlikte patlak veren bu çatışmalar, hem iç politika açısından önemli sonuçlar doğurabilir hem de uluslararası ilişkileri etkileme potansiyeline sahip.

Ekonomik Kriz ve Protesto Dalgası

Omid adıyla bilinen 40'lı yaşlarındaki bir adam, İran'ın güneyinde bulunan küçük bir şehirdeki protestolar sırasında yaşadığı deneyimleri paylaşmak için BBC ile görüştü. Ateş açıldığını gördüm diyerek konuşmasına başlayan Omid, güvenlik güçlerinin göstericilere karşı kullandığı Kalashnikov tarzı tüfeklerle hedef aldığını belirtti. Protestoların başladığı günden bu yana hükümetin internet erişimini kesmesi, haber akışını zorlaştırarak uluslararası toplumun bu olayları izlemesini engellemek adına atılan adımlardan biri oldu. İran hükümeti tarafından yasaklanan BBC Farsça'nın da içerideki durumu rapor etme yetkisi bulunmuyor.

Baskı Altında Yükselen Sesler

Protestoların büyümesiyle birlikte bazı ünlü figürlerin destek çağrıları da geldi. Özellikle 1979 İslam Devrimi sonrası tahttan indirilen son şahın oğlu Reza Pahlavi'nin yaptığı çağrılar sonrası birçok insan sokağa çıktı. Bir kadın tanık, perşembe günü yapılan gösterilerin "kıyamet günü" gibi olduğunu ifade etti. Ancak ertesi gün durumun korkunç hale geldiğini anlattı; "Güvenlik güçleri sadece öldürdü," diyerek o anların etkisini dile getirdi. İnsanlar artık dışarı çıkmaya korkar hale gelirken, sokaklardan duyulan seslerin giderek azalması dikkat çekici bir ayrıntı oldu.

İç Savaş Ortamı mı?

Tehran ve çevresinde tanıklar tarafından bildirilen olaylar, çatışmaların nereye varabileceğine dair endişeleri artırıyor. Özellikle güvenlik güçlerinin kalabalıkları kontrol altına alma çabalarının cinayetle sonuçlandığını aktaran eyewitness'ler, her sokakta birkaç kişinin vurulduğunu belirttiler. Fardis şehrindeki bir grup tanık ise paramiliter Basij kuvvetlerinin aniden protestoculara saldırdığını ifade etti. Bu türden saldırılar, basit bir protestonun nasıl kanlı bir çatışmaya dönüşebileceğinin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ölü Sayısı ve Sağlık Tesisleri Üzerindeki Baskı

Uluslararası haber ajanslarının aktardığı verilere göre, şu ana kadar en az 648 protestocunun hayatını kaybettiği belirtiliyor. Ancak bu sayının gerçek ölüm rakamlarını yansıtmadığı tahmin ediliyor; zira birçok yerel kaynak daha yüksek ölü sayıları bildirmekte. Hastanelerde hastalarla dolup taşarken sağlık çalışanları ciddi yaralanmalarla gelen kişileri tedavi etmekte zorlanıyor. Bazı tanıklar ölü bedenlerin hastanelerde üst üste yığıldığını ve ailelere teslim edilmediğini ifade ettiler.

Elde edilen bilgilere göre, Mashhad'daki bir cenaze çalışanı sabah erken saatlerde 180-200 arası ağır yaralı bedeni gömdüklerini belirtti. Ayrıca Rasht'tan gelen bilgiler doğrultusunda güvenlik güçlerinin ailelerden "kurşun parası" talep ettiği iddiaları gündemdeki yerini koruyor. Sağlık alanındaki bu kaos ortamı her geçen gün büyüyerek devam ederken uluslararası kuruluşların müdahale etmeleri konusunda çağrılarda bulunan haberler de artmaktadır.

Uluslararası Toplumdan Gelen Tepkiler

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de yaşanan olaylarla ilgili endişelerini dile getirdi ve İran yönetimini aşırı güç kullanımı konusunda uyardı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato ise özellikle silahlı kuvvetlerin göstericilere karşı ölümcül güç kullanmasının kaygı verici olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun yanıtları belirsizliğini korurken, bu olayların nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Bütün bu gelişmeler ışığında söyleyebiliriz ki; Iran'da yaşanan olaylar yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de yankılar uyandıracak nitelikte kritik sürece girmiştir. Ekonomik sorunların yanı sıra yönetimle halk arasındaki kopukluk derinleşirken uluslararası toplumu harekete geçirmek için gereken adımlar atılmadığında daha fazla can kaybının yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Bu çerçevede İran’daki tansiyonun düşmemesi halinde daha karmaşık sosyal çatışmalar ortaya çıkabilir.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!