Dünya

İran Sınırında Protestolar ve Şiddet Olayları

16.01.2026 23:35
İran Sınırında Protestolar ve Şiddet Olayları

Sınırda Yaşanan Şiddet: İranlılar Protestoları ve Sınır Geçişlerini Anlatıyor

İran'ın kuzey batısındaki Irak Kürdistanı'na geçiş noktasında, eski İranlı lider Ayetullah Humeyni’nin ciddi ifadesi, sınırı geçen İranlıların üzerinde dikiliyor. Kış mevsiminin etkisiyle kar taneleri, uzak dağ geçidine gelen kamyonlar ve yaya yolcuların üzerine düşerken, bir yandan da bu geçişlerin arka planında ağır olayların yaşandığı anlaşılıyor. İran hükümeti, içindeki kaosun büyümesini önlemek adına interneti kapatmış ve telefon görüşmelerini engellemiş olsa da, sınırlar hâlâ açık durumda. İçeri girenlerin sayısı artarken, gelenler arasında aile ziyaretleri için geçiş yapan birçok kişi de bulunmakta. Ancak burada karşılaştığımız insanların hikayeleri, basit bir geçişten çok daha fazlasını anlatıyor.

Gizli Yaralar ve Korkular

Sınırda tanıştığımız kişilerden biri, kimliğini gizlemeyi tercih eden bir adamdı. Bu kişi, geçtiğimiz Cuma günü merkezdeki bir protestoda güvenlik güçlerinin açtığı ateşle yaralandığını anlattı. "Yüzümde yedi tane pellet yarası var," dedi ve yüzünde çıkan şişliklere işaret etti. "Göz kapağımın üstünde, alnımda, yanağımda, dudaklarımda ve çene altımda yara izi var," sözlerine ekledi. Yaralarının tedavi edilmesi gerektiğini biliyordu ancak hapse girme korkusuyla hastaneye gitmekten çekindiğini söyledi.

Bu adamın yanı sıra başka kişiler de aynı korkuları paylaşıyor; çünkü yönetimin baskıcı tutumu sebebiyle yaralı olan pek çok kişi tedavi olmak istemiyor. Diğer bir tanık ise arkadaşının iki ayrı kurşunla vurulduğunu anlatarak "Arkadaşımın oğlu hastaneye gitmekten korkuyor," diye ekledi. Bu durum, devletin muhalefeti susturmadaki sert yaklaşımının nasıl bir etki yarattığını gözler önüne seriyor.

Devletin Protestolar Karşısındaki Sert Tutumu

İran hükümeti, son protestoları kendi varlığı için bir tehdit olarak görmekte. Hükümetin düzenlediği sert baskılar neticesinde eylemcilerin büyük oranda evlerine kapanmaya başladığı düşünülüyor; bununla birlikte hak grupları yaklaşık 2,500 kişinin öldüğünü belirtmekte. Ancak burada bulunan bazı kişiler hala gösterilerin devam ettiğini iddia ediyor. Bir eylemci, Cuma günü kendi kasabasında protestoların bastırıldığını fakat diğer bölgelerde devam ettiğini aktardı. "Fardis ve Malard'da hala gösteriler vardı," dedi ve arkadaşlarıyla sürekli telefonla irtibat halinde olduklarını belirtti.

Son dönemde internet bağlantısının kesilmesine rağmen Iran vatandaşları burada vizesiz geçiş yapabiliyorlar ve resmi açıklamalara göre her iki yönde düzenli bir trafik var. Bazı insanlar İstanbul’dan önceki gün Tahran’da gördükleri eylemleri de anlattı; ancak ne tür eylemler olduğu veya katılanların sayısı hakkında kesin bilgiler mevcut değil.

Baskının Ekonomik Temelleri ve Halkın Talepleri

Eylemlerin temelinde yatan ekonomik sorunlar ise hala çözülmüş değil. Sınır yakınındaki bir öğretmen ile yaptığımız röportajda o da durumu özetleyerek "Kimse liderle ilgilenmiyor; sadece ekonomik koşullarımızın düzelmesini istiyoruz," şeklinde konuştu. Öğretmenin maaşının 10 günde tükendiğini belirtmesi, halkın yaşadığı maddi zorlukları açıkça ortaya koyuyor.

Aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump'ın devrim karşıtı tavrına dair düşüncelerini de paylaştı: "Trump’ın ne yapacağını bekliyoruz; bu arada sivil halk ölüyor." Bu sözler, rejimin karşısında döviz kurlarından işsizlik oranlarına kadar birçok sorunun birikmiş olduğunu gözler önüne seriyor.

Bölgesel Dinamikler ve İran Rejiminin Zayıflığı

İran liderlerinin bu denli sert davranışlarının altında yatan nedenlerden biri bölgedeki güç dengesinin değişmesidir. Öncelikle İsrail’in Hamas ile olan çatışmaları sonucunda İran’ın proxy gruplarının gücünün azaldığı görülüyor. Aynı zamanda Suriye’nin eski lideri Beşar Esad’ın düşüşü de İran’ın güç kaybını hızlandırmış durumda. Yıl içinde yaşanan İsrail-ABD savaşının da askeri yeteneklerini azalttığı belirtiliyor ki bu durum İran’ı saldırılara karşı savunmasız hale getiriyor.

Sınırdaki bu baskıcı kontrolün ardında ise halkın en temel taleplerine cevap veremeyen İslam Cumhuriyeti'nin artan korkusu yatıyor: Dış tehditlere karşı koruma sağlamak ve iç ekonomiyi canlandırmak.

Tüm bu gelişmeler ışığında İran'daki iç karışıklıkların hem toplumsal hem de siyasi sonuçları oldukça büyük olabilirken, bölgedeki diğer ülkelerin dinamiklerini de etkileyeceği kesin gibi görünüyor. Hal böyle olunca uluslararası kamuoyunun dikkatleri buraya çevrildiğinde daha geniş çapta incelemelere neden olacağı aşikar. Sonuç olarak insanların özgürlük talepleri her geçen gün daha fazla önem kazanırken yönetimlerin buna nasıl yanıt vereceği merak konusu olmaya devam edecek.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!