Türkiye

Erdoğan ve Putin Aşkabat'ta Ukrayna Savaşını Görüştü

14.12.2025 09:39
Erdoğan ve Putin Aşkabat'ta Ukrayna Savaşını Görüştü

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık'ta Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta düzenlenen bir barış forumu çerçevesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Bu önemli görüşme, iki ülkenin Ukrayna'daki savaş, bölgesel gelişmeler ve uluslararası meseleler hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunmasına olanak tanıdı. İki lider arasındaki diyalog, son dönemlerde yaşanan küresel belirsizlik ve çatışmaların arttığı bir dönemde gerçekleşti. Türkiye'nin arabuluculuk çabalarıyla barış müzakerelerini yeniden canlandırma hevesi, bu toplantının hayati öneme sahip olduğunu gösteriyor.

Ukrayna Savaşı Üzerine Derinlemesine Görüşmeler

Görüşmenin ardından Rusya'nın başkanlık basın sekreteri Dmitry Peskov, iki lider arasında Ukrayna meseleleri üzerine derinlemesine bir fikir alışverişinin yapıldığını belirtti. Erdoğan'ın 24 Kasım'da Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından bu yüz yüze buluşmanın önemli olduğu vurgulandı. Türkiye, daha önce İstanbul'da Rus ve Ukraynalı yetkililer arasında gerçekleştirilen müzakerelere ev sahipliği yapmıştı ve benzer şekilde yeni bir tur müzakere için de istekli olduklarını dile getirdi. ABD'nin de olası barış görüşmelerinde bir atılım yapılması yönündeki baskıları göz önüne alındığında, bu görüşmenin anlamı daha da artıyor.

Türkiye'nin Barış İçin Çabaları

Erdoğan, forumda yaptığı konuşmada Türkiye’nin barışı sağlama konusundaki kararlılığını yineledi ve tüm dünyada artan istikrarsızlık karşısında diyalog yollarının açılmasının önemini vurguladı. “Artan belirsizlik, çatışma ve kırılganlık döneminde uluslararası diyalog, işbirliği, güven ve barış tesis etme sorumluluğunu üstlenmemiz gerekiyor” dedi. Bu ifadeleriyle Erdoğan, sadece Türkiye’nin değil tüm dünya ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekti.

Aşkabat Toplantısının Önemi

Aşkabat'taki bu toplantı, Türkmenistan’ın kalıcı tarafsızlığının 30'uncu yıl dönümü vesilesiyle de büyük bir anlam taşıyordu. Ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından 2025 yılı’nın Uluslararası Barış ve Güven Yılı olarak ilan edilmesi dolayısıyla önemli bir fırsatı temsil ediyordu. Erdoğan, tarihsel, coğrafi ve medeniyet unsurlarıyla şekillenen sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini belirterek barışı sağlamak için gereken her türlü çabanın içinde olacaklarını ifade etti.

Barış sadece adaletle mümkün olur, güven ise karşılıklı saygıyla tesis edilir; istikrar yalnızca diyalog ve işbirliği ile sağlanabilir, şeklindeki sözleriyle Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki rolünü pekiştirme arzusu içinde olduğunu gösterdi. Hedeflerinin komşu ülkelerle ilişkileri güçlendirmek olduğunu dile getirerek "barış ve güvenlik kemeri" inşa etme isteğini yineledi.

Küresel Çatışmalara Dair Umutlar

Erdoğan ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı hakkında umutlu olduğunun altını çizerek “Savaşın en kısa sürede sona ermesi için diplomatik girişimlere somut destek sağlamaya hazırız” dedi. Bu açıklama, Türkiye’nin uluslararası arenada arabulucu rolünü üstlenmek istediğini açıkça ortaya koyuyordu. Bunun yanı sıra Gaza'daki kriz ile ilgili olarak da endişelerini dile getirerek oradaki durumu "son yüzyılın en acımasız soykırımlarından biri" olarak nitelendirdi.

İnsani Yardımın Önemi

Türkiye’nin önceliklerinden birinin kalıcı bir ateşkes sağlamak ve insani yardım ulaştırmak olduğunu belirten Erdoğan, mevcut ateşkesin kırılgan olduğunu vurgulayarak uluslararası toplumun bu süreçte güçlü bir destek vermesi gerektiğini ifade etti. "Her ne kadar İsrail’in ihlalleri olsa da devam eden ateşkes oldukça hassastır," diyerek uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti.

Filistin Sorununa Dair Yaklaşımlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Filistin halkının barış tesis etme sürecine dahil edilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin uzun yıllardır savunduğu iki devletli çözümün tek geçerli yol olduğunu belirttiği açıklamasında “Bu formülün temelinde Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı acılar yatmaktadır,” diyerek dünyanın bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.

Erdoğan’ın çağrısı ile birlikte uluslararası toplumun Filistin halkına olan borcunu ödemesi gerektiğine vurgu yaptı. İki devletli çözüm önerisi; hem Filistin'in bağımsızlığını hem de İsrail’in güvenliğini sağlamayı hedefleyen tarihsel anlaşmalarla destekleniyor.

Bütün bu gelişmeler ışığında Aşkabat’ta gerçekleştirilen zirve sadece iki liderin görüşmeleri açısından değil; aynı zamanda Türkiye’nin arabuluculuk rolünde nasıl bir misyon üstleneceği açısından da önemli bir yer tutuyor. Küresel çapta artan çatışmalar karşısında Türkiye’nin izlediği diplomasi politikası hem bölge hem de dünya barışı için kritik öneme sahip olmaya devam ediyor.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!