Dünya

Çin, Birleşik Krallık'ın Vize Genişlemesini Eleştirdi

10.02.2026 21:00
Çin, Birleşik Krallık'ın Vize Genişlemesini Eleştirdi

Çin, Jimmy Lai'nin Mahkumiyetinin Ardından Birleşik Krallık'ın Vize Programını Eleştirdi

Çin'in Londra'daki Büyükelçiliği, Birleşik Krallık'ın Hong Kong sakinleri için vize programını genişletme kararına sert bir tepki gösterdi. Bu karar, pro-demokrasi savunucusu medya patronu Jimmy Lai'nin ulusal güvenlik yasası çerçevesinde mahkum edilmesinin hemen ardından geldi. Lai, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve bu durum, Çin'in iç işlerine yapılan bir müdahale olarak nitelendirildi. Birleşik Krallık'ın genişlettiği BNO (British National Overseas) vizesi, Hong Kong'un Çin'e devredildiği tarihte 18 yaşından küçük olan BNO statüsündeki sahiplerin çocuklarına bağımsız olarak başvuru imkanı tanıyor. Bu durum, pek çok kişinin göç etmesine neden olurken, Çinli yetkililer bu adımı "aşağılık" ve "kınanacak" olarak değerlendiriyor.

Vize Programının Genişletilmesi ve Sonuçları

Birleşik Krallık hükümeti, Hong Kong'daki hak ve özgürlüklerin kötüleşmesi nedeniyle BNO vize programını genişletme kararı aldı. 2021'de başlatılan bu program, Beijing'in yürürlüğe koyduğu kapsamlı ulusal güvenlik yasasının ardından ortaya çıkmıştı. O tarihten bu yana 230 binden fazla kişi vize alarak Birleşik Krallık'a yerleşmiş durumda ve hükümet önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık 26 bin kişinin daha ülkeye geleceğini öngörüyor. Bu durumda birçok Hong Kong sakini için Britanya'ya göç etme süreci zorlayıcı hale gelirken, gelenler ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmekte olduklarını ifade ediyorlar.

Jimmy Lai'nin Dava Süreci ve Uluslararası Tepkiler

Hong Konglu medya patronu Jimmy Lai, baskıcı rejime karşı muhalefetiyle bilinen bir figürdür. 2020 yılında yabancı güçlerle iş birliği yapmakla suçlanarak gözaltına alınmıştı. Yargılama sürecinde kendisi suçlamaları kabul etmemiştir ancak son mahkumiyeti büyük bir yankı uyandırmıştır. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, geçtiğimiz ay Pekin'deki ziyareti sırasında Xi Jinping ile görüşerek Lai'nin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Ancak eleştirmenler, Birleşik Krallık’ın etkin adımlar atmadığını savunuyorlar. Böylece uluslararası alanda büyük bir infial oluşmuş durumdadır.

Çin'in Tepkileri ve Diplomaside Gerilim

Çin'in Londra Büyükelçiliği, BNO vizesinin genişletilmesini "aşağılık" ve "kınanacak" bir eylem olarak nitelendirdi. Bu tür eleştiriler, Asya'nın en önemli finans merkezlerinden biri olan Hong Kong üzerinde artan baskılarla birlikte diplomatik gerginliği daha da tırmandırmakta. Yetkililer ayrıca Birleşik Krallık'ın iç işlerine müdahale ettiğini belirterek bunu şiddetle reddettiklerini ifade etti. Bu bağlamda, Çin Devleti’nin resmi açıklamaları diplomatik ilişkilerin daha da kötüleşeceğine dair sinyaller vermekte.

Bunun yanı sıra diğer ülkeler de Jimmy Lai'nin davası konusunda endişelerini dile getirdiler. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mahkumiyeti "adaletsiz ve trajik" olarak değerlendirdi ve Lai için insani tahliye çağrısında bulundu. Bu tür açıklamalar uluslararası kamuoyunda duruma dikkat çekerken aynı zamanda Pekin’in otoriter tutumunu da sorgulayan bir söylem geliştirmektedir.

Hong Kong'daki Durum ve Gelecek Öngörüleri

Hong Kong’daki siyasi iklim giderek sertleşirken, insan hakları ihlalleri dünya genelinde endişeyle izleniyor. Uluslararası toplumun baskısıyla birlikte birçok insan Hong Kong'u terk etmeyi tercih ediyor; zira Çin tarafından uygulanan yasalar sürekli olarak muhalefeti kriminalize etmekte ve toplumsal muhalefeti bastırmaya yönelik girişimlerde bulunmaktadır. Londra yönetimi ise bu durumu göz önünde bulundurarak yeni politikalar geliştirmenin yollarını aramakta; özellikle gençlerin geleceği üzerindeki olumsuz etkileri azaltmayı hedeflemektedir.

Söz konusu gelişmeler ışığında görüyoruz ki; hem bireysel bazda hem de devletler arası ilişkilerde geniş yankılar uyandıran bu tür durumlar sadece kurumsal değil toplumsal düzeyde de önemli sonuçlar doğurmaktadır. Hong Kong'un geleceği belirsizliğini korurken, çatışma ortamı içinde yer alan bireylerin hayatları üzerindeki etkilerini hissediyoruz. Dolayısıyla bu mesele yalnızca iki ülke arasındaki ilişkiler değil; aynı zamanda evrensel insan haklarının korunması açısından kritik bir sınav niteliğinde.

Kaynak Haber

Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:

Orijinal Kaynağa Git

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!