Amerika'da Müslüman Öğrencilere Yönelik Düşmanlık
Amerika'daki Üniversitelerde Müslüman Öğrencilere Yönelik Artan Düşmanlık
Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki üniversitelerin, özellikle de Müslüman öğrenciler için giderek daha düşmanca bir ortam haline geldiği öne sürülüyor. Bu durum, kamuoyuna sunulan yeni bir raporda yer alıyor ve bu rapor, insan hakları konusunda belirli kaygıları da gündeme getiriyor. Rapor, Amerika İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) tarafından hazırlandı ve sonuçlar oldukça endişe verici. Gerçekten de 51 üniversitenin incelendiği rapor sonucunda hiçbir okulun "düşmanca olmayan" olarak değerlendirilmediği belirtiliyor. Columbia Üniversitesi ve New York Şehir Üniversitesi (CUNY), en düşük puanı alan okullar arasında dikkat çekiyor; her ikisi de yalnızca %2 gibi skandal bir oranla listede yer almakta.
Bu araştırma sadece akademik özgürlüklerin ihlalini değil, aynı zamanda ifade özgürlüğüne karşı da ciddi tehditler içerdiğini gösteriyor. Özellikle son zamanlarda Gazze ile ilgili protestoların ardından yaşanan olaylar, birçok kampüste huzursuzluk yaratmış durumda. Geçtiğimiz Ekim ayında meydana gelen bu olayların etkileri hala hissedilirken, CAIR'in verdiği bilgiler doğrultusunda yaklaşık üçte iki kadar okulda yöneticilerin öğrenci veya akademisyenlerden herhangi bir geri bildirim olmadan önemli politika değişikliklerine gittiği anlaşılmaktadır.
Olayın Arka Planı ve Detayları
Birçok eğitim kurumu geçmişten bugüne çeşitli ideolojik eğilimlere sahiptir ancak son yıllarda artan siyasi kutuplaşmalar ve sosyal medya platformlarının etkisiyle bu durumu gözlemlemek daha kolay hale gelmiştir. Özellikle Filistin-İsrail meselesi üzerine konuşmaların yoğunlaşmasıyla birlikte bazı kampüslerde anti-Semitizm iddiaları nedeniyle Müslüman öğrencilere yönelik yanlış algılar doğmuş olabilir. CAIR'in açığa çıkardığı verilere göre değerlendirildiğinde, Ohio State Üniversitesi veya Michigan Üniversitesi gibi köklü kurumlar dahi benzer sorunlarla yüz yüze kalmakta. Özellikle Çeşitli Yahudi gruplarının başlattığı IHRA antisemitizm tanımının benimsenmesi eleştiriliyor çünkü söz konusu tanım pek çok kişinin meşru eleştirilerini bastırabiliyor ya da engelleyebiliyor. İşte tam burada önem kazanan şey ise kendini ifade etme hakkı olan bireylerin duygularını dile getirmelerinin önünde engellerle karşılaşmalarıdır ki bu çağımızdaki demokratik değerlerle taban tabana zıt bir tutumdur.
Uluslararası Tepkiler ve Yorumlar
Farklı ülkelerden gelen tepkiler ışığında baktığımızda uluslararası toplumun konuya duyarsız kaldığını söylemek zor görünüyor ama aslında Avrupa'daki bazı sivil toplum kuruluşları mevcut duruma tepki göstermekte kararlı adımlar atmakta.Her ne kadar hedef kitle Amerikalı üniversite öğrencileri olsa da dünya genelinde müslüman topluluklarından gelen baskı açıklamalarına sıkça rastlanmakta.Bu bağlamda Nisan ayındaki gelişmelerde Türkiye Cumhuriyeti'nin diplomatik kanallarla mücadeleyi desteklediğine dair belgeler yayınladıysa da bunun yanında Batılı devletlerin çoğunun sessizliği dikkat çekmektedir. Maryam Hasan'ın CAIR’den yaptığı açıklama gerçekten çarpıcı nitelikteydi; birçok yönetim serbest düşünceyi savunduklarını söyleseler bile gerçekte bunun tersine hareket ettikleri görülmektedir.Kampüs üzerindeki sınırlayıcı atmosfer sonucunda potansiyel öğrencilerin büyük ihtimalle karar süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir.Mesela eğer gelecekte başka okullara geçiş yapacak gençler var ise bunu tercih etmeleri muhtemelen güç olacaktır ki onların aldığı mali desteğin azaltılması olasılığı yüksek anlam taşıyor.Gelecek perspektifinde düzenlenecek sınavlara katılan aday sayısında azalma görülebilir.
Ekonomik ve Politik Boyutlar
Eğitim sistemlerinin sağlıklı işlev vermesi adına önemli unsurlar arasında ifade özgürlüğünün korunması vardır.Dahası eğitim anlayışlarında hoşgörülü olmak nitelikli vatandaş yetiştirmek açısından elzemdir.Ancak altında yatan ekonomik faktörlere bakıldığında tersi yönde seyrettiğini görmek mümkün.Sadece birkaç ay önce yapılan güvenlik harcamaları ön planda olurken araçların fiziki güvenliği yerine şahsi görüşlere saldırgan yaklaşılması küçük çaplı öngörülen protestoları büyütmeye sebep oldu. Bütün bunların yanı sıra diğer eğitimci derneklerinden kaynaklanan baskılar yine çok belirgin.Ayrıca ABD’nin içinde bulunduğu siyasi kaos dönemlerinde ilerleyen teknolojilere rağmen kapalı iletişim ağlarının yaygınlaşmasının yarattığı karmaşa günümüzde mesaj paylaşımı bakımından kırılgan hale geldi.Hazırlık aşamasındaki geniş kapsamlı uygulamaların hızlı hayata geçirilmemesi sonucu farklı fikir çeşitliliğinin yok olması belirsiz yönlendirmeye neden olabilecek istikrarsız politikalar üretebilir.Finansal açıdan incelenirse ortak fonlara ulaşmada güçlük çıkarabilir ki bunun tüm ülke ekonomisine tekil derslerde ağır yük bindirebileceği unutulmamalıdır!
Türkiye İçin Stratejik Önemi
Müslüman öğrencilere yönelik düşmanlığın arttığına dair çıkan haberler yalnızca Amerikan topraklarını ilgilendiren meselelerle sınırlı kalmamaktadır; Türkiye açısından stratejik boyutu düşünüldüğünde konunun daha fazla ciddiyet arz ettiğini söylemek mümkündür.Tüm dünyada olduğu gibi Türk halkının büyük kısmı birbirlerine dayanışma içerisinde olduğunu belirtirken gerekli özveriyi göstermektedir.Yurt dışına giden Türk öğrencilerin sıklıkla maruz kaldıkları ayrımcılık hâlâ akıllardadır.Nitekim geçtiğimiz yıl gerçekleşen çeşitli anket sonuçlarında Türk velilerin çocuklarını gönderip göndermeme konusunda tereddütte kaldıkları açıkça ortaya koymuştur.Peki bundan sonra öğretmen sendikalarının hangi yöntemle çözüm bulacağı sorusu masaya yatırılıyor. Siyasi düzeyde ise hükümet yetkilileri böyle girişimler karşısında nasıl devreye girileceğine dair çalışmalar yapmakta.Uluslararası ilişkiler bazında birçok organizasyon üzerinden koordineli şekilde önerilen çözümler tartışılmakta fakat gerçekçi olup olmayacağını hep beraber göreceğiz.Zira turistlik amaçlarla gezmeye başlayan ailelerin seyahat planlarına negatif aşılamak istenen durum hâlâ düşündürücü görünüyor .
Gelecek Öngörüleri
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo neticesinde alınacak aksiyonların detaylandırılması gerekiyor!Dünya üzerinde yükselen barikat sistemi sonrası sanayi revizyonlarının yanısıra tarımla uğraşan popülasyonlarda radikal dalgalanmaların ön görünümü mevcut.Elbette bunlardan biri yeniden İstanbul’a dönüş yolunu arayan profesyoneller olacak.Ancak şu noktada ilgi çekici taleplerinin hayat bulup bulamayacağı sorusunu soruyoruz.Lokasyon bazındaki alışkanlıkları değiştiremeyen kişiler yönlendirme almadan iyi fırsatlar yakalayamadıkları müddetçe ilişiksizlik hissiyatıyla başbaşa kalmaya devam edecek! Elde edilen sonuç ayrıca gelecek senaryolarına dayandırabilecektir.Eğer ciddi reform paketleri uygulanmazsa hem akademide hem toplumsal yapı üzerinde işleyen mekanizmaların faydasızlaştırıldığı itiraf edilmelidir.Strese bağlı sindirilemeyen insanlar yüksek başarı hedefliyormuşçasına zihinsel çaresizlik yaşamaktan kaçınca doğal olarak problemlerin ardı arkası kesilmeyecektir.Geçmiş deneyimleri hafife almamak gerektiğinin vurgulanması esnasında komedi amacı güttüğü izlenimi veren hikâyelerin sona ermesinden korkulmadığının altını çiziyoruz!
Kaynak Haber
Bu içerik orijinalinden yorumlanarak Türkçe dilinde yazılmıştır. Orijinal haberi okumak için:
Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!